• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/katilimanaliz/
  • https://plus.google.com/u/0/100486011211831660464
  • https://twitter.com/katilimanaliz
Ayetlerle Baş Başa
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz. (Âl-i İmran 3/130)           Men edildikleri halde faizi almalarından ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemelerinden dolayı içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık. (Nisa 4/161). 
Anket
Herhangi bir katılım bankasında hesabınız var mı?
 Türkiye İslami Fintech Ekosistemi Haritası
  Sosyal Medya

Recep ALMALI

Recep ALMALI
ralmali@outlook.com
Konvansiyonel Yolunda Dökülen Taşlar
19/01/2019

  

İki zıt kutupta işlem gören diyemesek te realitede aynı amacı hedefleyen kurumlardır bunlar Katılım ve Konvansiyonel bankacılık sistemleridir. Bu iki bankacılık sistemi arasında elbette hem görünür hem de görünmez farklılıklar olacaktır. Bizim izah etmeye çalışacağımız konu daha çok görünmeyen farklılıklar ve bu farklılıkların izlenim ve etki sonuçları üzerine olacaktır. Görünmezlikten konu devam ederken bu görünmezliğin içinde ele alacağımız boyut, Katılım-Konvansiyonel sistemleri arasındaki geçişin dezavantajları üzerine olacaktır.

 

Öncelikle şunu unutmamamız ve kabul etmemiz gerekir ki Katılım ekonomisini ayakta tutan en önemli husus türev ürünleri vs. den ziyade muhafazakar kesimin manevi hassasiyetinden kaynaklanan faiz (Rib’a) hassasiyetidir. Buna en nokta atış örneği olarak katılım ekonomisinin kar getirisinin faiz getirisinden daha düşük ve riske bağlı oluşuna rağmen bu kesimin Katılım bankalarıyla çalışmaya razı olmalarıdır. Bir örnek daha verelim; 1991 Yılında bazı muhafazakar  kesimden kimselerin etten tırnaktan artırarak Anadolu Finans adıyla ÖFK statüsüyle kurdukları ilk yerli faizsiz ekonomi atılımını gerçekleştirmiş olmalarıdır. Elbette konumuz ilkler değildir. Konumuz ilkler ve sebepleri ve bu sebeplerin sonuçlarının devamındaki yani yukarıda da bahsi geçtiği gibi süreçleridir.

 

O zamanki faiz hassasiyetinin bir ürünü olan ÖFK’lardan bu yana tam 34 yıl geçti fakat ne yazık ve hüzün vericidir ki geçmiş olan onca zamana rağmen hala Katılım bankalarının toplam bankacılık payı  %5 (+-)  elbette oranın bu kadar düşük olmasında geçmiş dönem yönetim baskılarının vs. etkileri de olmuştur. Bunlar görünen sebeplerdir. Bugün Katılım ekonomisinin gelişiminin önünde herhangi bir görünür engel bulunmamaktadır.


-Peki efendim nedir bu gelişimi engelleyen görünmez sebepler?

Efendiler o kadar bol sebepler var ki bunlar kavramlar, anlatım, yetersiz reklam, maliyet derdi vs. Bu sebepler elbette zamanla ortadan kalkacaktır inancımız o yönde. Bir tane daha sebep vardır ki onu eklemedim ve bu sebep aynı zamanda yazım sebebim. İki sistem ( Katılım-Konvansiyonel)  arası geçişin serbest veya rahat veya da şartsız olması. Akla ilk gelen soru şu; İyi de özgürlük? Efendiler bizim iki sistem arasında geçişe şart koymamız elbette özgürlük kısıtlamak amacı taşımamaktadır. Asıl amacımız iki sektörün bir birinden ayrı çalışan kırmızı çizgilerini izah etmeye çalışmamızın bir parçasıdır. Faizsiz sistemdeki banka sektör payları sizce neden %99’luk Müslüman  nüfusa rağmen hala devede kulak kalıyor? Biz iki sistemin farkını izah ederken ve diğer yandan işin manevi ciddiyetini tebliğ ederken X Katılım bankasının yönetici veya denetim departmanındaki bir personelin ciddiyetsiz bir üslupla kafasına eser gibi gidip  konvansiyonel sistemli bir Y bankasında işe başlaması bizim vatandaşa yaptığımız tebliği veya sistem tanımını nasıl paspas ettiğini hiç tahayyul edebiliyor musunuz?


Bakın duygusal davranmayı bir kenara bırakıyorum tüm manevi hissiyatımdan soyunarak size tam okkalı bir misal vereyim. ABD’de aynı sektör içrisinde iş değiştirmenin koşulu 2 yıl aradır. Amerikan mı olacağız? Elbette öyle bir husus yok ama en azından bu örnek baz alınarak caydırıcı bir yol izlenebilir. Üslerimizin daha mühim meseleleri vardır mutlaka fakat bu meselenin de naçizane fikriyatım olarak kayda değer olduğunu düşünüyorum. Peki  bu meseleye örnek verecek olursak ne diyebiliriz?

 

Fonksiyon sınıfına; 6 ay boyunca herhangi bir konvansiyonel bankada çalışmama şartı.

Denetim sınıfına; 1 Yıl şartı

Üst yönetim sınıfına; 2 yıl şartı

 

Önerdiğimiz bu caydırmak maksatlı şartlar elbette yeterli AR-GE çalışması sonunda daha da değerlenecektir. Öze dönersek, bu şartların Fonksiyon – Denetim – Üst yönetim sıralamasında zaman kıstasının dikey bir şekilde izah edilmesinin sebebi, halk üzerindeki izlenimleri ve etkileridir. Çünkü sıralama üste doğru çıktıkça çember genişler çemberin genişlemesi demek mevduat ağının ve toplum nezdinin hatta medyanın merceğine takılması demek olduğu için sırlama bu şekilde izlenmektedir.

Ümidimiz büyüklerimizin bu konu hakkında bir çalışma başlatmalarıdır. Biz problemle beraber cürmümüz kadar da çözüm önerdik. Her şey Katılım ekonomisi alanında küresel merkez olma yolunda çalışan Türkiye için...

 

 

 



703 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HMVKŞ A.Ş.’nin Özel Sektör Firmalarına Açılması - 01/10/2018
Geçmişi yirminci yy. sonlarına dayanan Sukuk ihraçları İslami sermaye piyasalarının en rağbet gören araçların başında gelmektedir.
Tekafüle Genel Bir Bakış - 24/06/2018
Geleceğe veya doğaya müdahale olanaksız olduğu için insanoğlu kendine özgün bir yapı tesis etti, adına da kendi kültür ve göreneklerine göre (sigorta,Tekafül,insurance,sicurta) isimler koydu ve çalışma prensipleri her ne kadar farklılık gösterse de o
Katılım Analiz Dergisi
 Katılım Analiz Dergisi Haziran-2019
Aylık Haber Bültenimiz
Üye Girişi