• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/katilimanaliz/
  • https://twitter.com/katilimanaliz
Ayetlerle Baş Başa
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz. (Âl-i İmran 3/130)           Men edildikleri halde faizi almalarından ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemelerinden dolayı içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık. (Nisa 4/161). 
Anket
Herhangi bir katılım bankasında hesabınız var mı?
 Türkiye İslami Fintech Ekosistemi Haritası
  Sosyal Medya
Süleyman KONUR
suleyman.konur@katilimanaliz.com
Faizin Ekonomik ve Toplumsal Zararları
19/12/2018



Faizin Ekonomik ve Toplumsal Zararları
 
   Emek olmadan elde edilen ve tüm semavi dinler tarafından da yasaklanan faiz, şüphesiz hem insan yaşamını hem de ekonomik hayatı negatif olarak etkilemektedir. Faiz insanlığın ahlaki, manevi, ekonomik ve sosyal gelişimi önünde bir engeldir. Sermaye sahibi tefeciler, faiz ile beraber hiçbir risk altına girmeden kazanç elde ederek fakirin emek ve işgücünden yararlanırlar.
 
   Diğer yandan kişilerin ve kurumların ellerinde bulunan kısıtlı sermayelerin de yok olmasına ve bununla birlikte de borçların faiz ile beraber daha fazla artmasına sebep olmaktadır. Faiz, bir taraftan maliyetlerin artmasına yol açarken diğer taraftan da az maliyet ile çok kar elde etmeye çalışan insanın bereketsiz bir yaşam sürdürmesine de neden olur. Tüm bu olumsuz yönleriyle faiz, ekonomik sistemlerdeki büyümeyi azaltırken; işsizlik, enflasyon ve krizleri de arttırır.
 
   Ahlaki ve manevi açıdan, faiz ve tefecilik fikriyatının; bencilliğin, açıkgözlülüğün, dar ufkun ve duygusuzluğun en önemli nedenlerinden birisi olduğu görülmektedir. Sömürüye dönüşen bir zulüm aracı olan faiz, serveti yoksuldan alıp zengin kesime aktararak servet eşitsizliğini oluşturan bir araçtır. İslam dinine göre kazanç, emek ve alın teri ile oluşurken, faizin olduğu yerde emek hiçe sayılarak büyük adaletsizlikler doğurmaktadır. Faiz bunlarla birlikte toplumda oluşan dayanışma ve yardımseverlik duygularının azalmasına neden olan önemli faktörlerin başında gelmektedir.
 
   Faiz, üreten kesimleri, hazırcılara ve bencillere mahkûm eden dengesiz ve adaletsiz gaspçı bir taraftardır. İnsanlara merhameti, yardımlaşmayı, koruma duygularını ve “karz-ı hasen” gibi meziyetleri unutturan ruhsuz canavardır.
 
 
   Faiz, fâni âlemi ve geçici hayatı putlaştıran, buna karşı Yaratan ve sürekli alıp götüren Allah Teâlâ’yı unutturan ihanet planıdır. Faiz, Allah Teâlâ ve Resulü ile savaşmaktır. Ebediyetlere giden sonsuz yolculukta bitmeyen acılara mahkûm olmaktır. Toplumsal huzuru zedeleyen faizin, insan yaşamında çatışma ve karamsar bir ortam oluşturmaya sahip bir yapısı vardır.
 
   İslam dininde ise her zaman toplu birliktelik ve barış içinde bir yaşam öngörülmüştür. Zira faiz tüm bu nedenlerle birlikte insanoğlunun temel yaşam biçimine aykırı olduğunu görmekteyiz. Daha iyi bir yaşam için ise faizin yasaklanarak insan yaşamından dışarı atılması elzemdir.
 
 
   Yeryüzüne ilk insanın inmesinin ardından kısa bir süre sonra ortaya çıkan faiz, sadece İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an-ı Kerim’de yasak kılınan bir hadise değildir. Faiz müessesesi gerek pratik, gerekse teori yönüyle tarihi çok eski çağlara kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Zira faizin ne olduğu ne olmadığı konusu Eski Yunan düşünürleri ve devlet adamlarının bile tartışma konusu olmuştur. Faizin yasak olduğunu söyleyen tek kutsal kitabın Kur’an-ı Kerim olmadığını belirtmiştik. Bu çerçevede Musevi dininin kutsal kitabı olan Eski Ahit’e, Tevrat’a ve Hz. Musa’nın ifadelerine bakıldığında faiz konusunda yasaklama ve düzenlemelerin bulunduğunu görüyoruz.
 
 
- Kur’an-ı Kerim'deki faiz ile ilgili hüküm ve yasaklar;
 
 “Allah alış-verişi helal, faizi ise haram kılmıştır.” (Bakara, 2/275)
 
 “Faiz yiyenler kabirlerinden ancak kendilerini şeytan çarpmış kişi gibi kalkarlar.” (Bakara, 2/275)
 
 “Allah faizi adım adım bitirir, sadakaları ise büyütür. Allah günaha batmış hiçbir katmerli inkârcıyı sevmez” (Bakara, 2/276).
 
 “Ey iman edenler, Allah’tan korkunuz ve eğer gerçek müminler iseniz faizden (henüz alınmamış olup da) kalanı bırakınız. Eğer böyle yapmayacak olursanız Allah ve Peygamber ile savaş halinde olduğunuzu biliniz. Şayet tövbe ederseniz anaparalarınız yine sizindir. Böylelikle ne zulmetmiş ve ne de zulme uğratılmış olursunuz.” (Bakara, 2/278, 279)
 
 “Alacaklı darda ise, imkân buluncaya kadar ona mühlet verin. Eğer bilseniz, tamamen bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır” (Bakara, 2/280).
 
 “Öyle bir günden sakının ki, o gün Allah'a döndürüleceksiniz, sonra da herkese kazandığı tastamam verilecek ve hiç haksızlığa uğramayacaklar” (Bakara, 2/281).
 
 “Ey iman edenler! ribayı öyle kat kat arttırılmış olarak yemeyin.” (Al-i İmran, 3/130)
 
 “İnsanların mallarında artış olsun diye faiz cinsinden verdiğiniz şey (nakit para, mal, sadaka vb) Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekât ise, işte sevaplarını kat kat arttıranlar onu verenlerdir.” (Rum,30/39)
 
 “Yahudilerin yaptıkları zulümden, çok kimseyi Allah yolundan çevirmelerinden, men edildikleri halde faiz almalarından ve haksız yere insanların mallarını yemelerinden dolayı kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara yasakladık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.” (Nisa,4/160, 161)
 
  







1456 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İslam İktisadı'nda Dijitalleşme Stratejileri - 27/05/2019
Katılım bankalarının pazar payı henüz istenen seviye de olmasa da dijitalleşen finans sektörüne ayak uydurması ve öncüsü olabilmesi bakımından değerlendirildiğinde gerçekten de başarılı olduklarını görüyoruz.
Unutulan Değerimiz: Para Vakıfları - 01/09/2018
Bizim kültür ve ekonomi tarihimizde vakıf vazgeçilmez bir yer tutar.
İslam İktisadı'nda Dün-Bugün-Yarın - 03/03/2018
Gelecekti finansal krizlerden korunmak için "ahlaki" ve "insani" bir yaklaşım olan İslam İktisadı'na sahip çıkmak ve gereken önemi göstermek tüm Müslümanların sorumluluğudur.
İstikamet İdeal Genç - 09/01/2018
Bu nesiller, hedefleri yolunda milli ve manevi değerlerine bağlı, ahlaklı, etkin, girişimci, donanımlı, evrensel değerler ile kendi tarihinden aldığı değerleri harmanlamayı bilen birer gönül erleridir.
Katılım Analiz Dergisi
Aylık Haber Bültenimiz
Üye Girişi